Yerli Yazılım Sadece Ülkenin Ekonomisi için Değil Güvenliği İçin de Gerekli

Türkiye’de de kendi teknolojisini üreten yerli yazılım firmalarının olduğu ve bu firmaların da tüm ihtiyaçlara yönelik yazılım geliştirebilecekleri gerçeği göz ardı edilmemelidir.

Yazılımın ülke ekonomisine katkısının yanı sıra ülke güvenliğine olan katkılarının da altını çizmemiz gerekmektedir.

Yazılımlar şirketlerin ve hatta ülkelerin kilit noktalarıdır. Türkiye’de birçok önemli kamu ve özel sektör kuruluşları yerli ya da yabancı sermayeli firmalar ile çalışmaktadır. Yerli yazılım firmaları; yabancı yazılım firmalarının vermiş olduğu kaliteden çok daha kaliteli hizmet vermektedir.

Özellikle kritik konumdaki kamu kuruluşlarının milli yazılımları tercih etmeleri hem ülke menfaatleri hem de gizlilik açısından önem taşımaktadır.

Müşteriler  genel olarak satın aldıkları yazılımların; zamanında teslim edilmiş, kolay kullanılabilir, hatasız, tüm isteklerini karşılayan ve yeterli performansa sahip olmasını isterlerken, yazılım üreticileri ise; en uygun sürede, geliştirme ve bakım maliyetlerinin düşük ve üretilen yazılımın parçalarının bir sonraki projelerinde de kullanılabilir olmasını isterler bu sebeple yerli yazılım kullanımı daha çok avantaj sağlamaktadır.

Yerli yazılımın gelişmesindeki en büyük engellerden birisi de; büyük firmaların marka düşkünlükleri ve işlevsellik (kolay kullanım) takıntısıdır. Oysa başka kültürlerin iş yapma şekline göre tasarlanmış paket yazılımları alıp kendi ülkenizde, sektörünüzde ve sizin kurumunuzda uygularken, sizin rutinlerinizde olmayan araçlara çokça para ödemek zorunda kalırsınız.

Çağrı merkezi açısından kuruma özel çözüm sunma avantajı sağlıyor.

Birçok firma çağrı merkezi performanslarını ve müşteri memnuniyetini arttırmak amacıyla yerli ve yabancı teknolojiler kullanmaktadır. Çağrı merkezleri teknolojileri, çalışanlarının müşterilere daha etkili bir hizmet verebilmeleri için her gün gelişmektedirler. Dolayısıyla müşterilerimize mevcut kullandıkları sistemlerden bağımsız özgün çözümlerin üretilmesi gerekmektedir.

Telefon bazlı hizmet ve desteği bir konumda toplayarak, şirketler, arama yoğunluğuna göre eleman sayısını kolayca ayarlayabilirler. Çağrı merkezleri neredeyse her yerde olabilir, bu da şirketlere zaman dilimlerinden yararlanma ve çalışanlarını daha uygun bütçeyle çalıştırma olanağı sağlar. Bunun yanında çağrı merkezleri, şirketlerin teknoloji ihtiyaçlarını bir konumda toplayarak, bu teknoloji ürünlerinin birçok küçük ofis yerine tek bir yerde toplanmasına olanak verir. Bu sayede bakım, güncellemeler ve eğitim yerli yazılım sayesinde daha kolay ve sorunsuz ilerleyebilmektedir. Yerli yazılımı kullanan müşteriler bu tip entegrasyonlar sırasında hiçbir problem olmadan, çağrı merkezlerinde kesintiler yaşamadan sistemlerini işletmeye devam edebilmektedir. Ayrıca müşteri bazında özel olarak yapılan geliştirmelerle her müşteriye kendisine özel çözümler üretilmesi yerli yazılımı diğer yazılımlardan ayıran ve önemini vurgulayan önemli özelliklerdendir. Sonuç olarak kesintisiz, optimize edilmiş çözümler müşteri memnuniyetine yansımaktadır.

Türkiye’de en büyük sorun kalifiye eleman yetersizliğidir.

Türkiye’de yerli yazılımın sektörü maalesef pek iç açıcı noktada değil. Bilişim piyasasının yüzde 15’ini yazılım sektörü oluşturmaktadır. Diğer yazılım ülkelerinde donanım harcamaları, tüm bilgi teknolojileri harcamasından %39 pay alırken; bu oran Türkiye’de yaklaşık %81 seviyesindedir. Donanım ağırlıklı bir pazar yapısı olduğu için yazılım sektörü daha küçük bir yapıda kalmaktadır.

Ancak, özellikle mobil bilişimin artması ve bunun sonucunda korsan kullanımın azalması, yepyeni kullanım alanlarının ortaya çıkmasını ve yazılım sektörünün hareketlenmesini sağladı.

Son yıllarda kurulan teknoparklar, devlet teşvikleri ile bu durum biraz daha değişmektedir. Türkiye’de bu alanda şuan en büyük sorun kalifiye çalışanlar ve insan kaynağı yetersizliğidir. Bunun için üniversitelerin ve sanayinin iş birliği ile ortak programların olması sektörün gidişatını değiştiren adımlardan biri olacaktır.

Büyümesinin önündeki diğer engellerden biri de; Türk insanının yabancı dile yatırım yapmaması ve yabancı dil bilen yazılımcıların çok fazla olmamasıdır.

Teknoparklarda, AR&Ge merkezlerinde ve bunların dışında faaliyet gösteren firmalarda çalışan on binlerce yetişmiş, iş gücü ile yerli ve milli tüm yazılım ihtiyaçlarını karşılayabilecek alt yapıya sahip olan firmalara devlet ihalelerde destek ve teşvik vermelidir.

Ülkemizde kamu sektörü yerli yazılım alımlarında en önemli müşteri konumundadır. Kamu ihalelerinde performans kriterleri belirlenmeli, firmaların kamuya yaptıkları projelerin başarısı ölçümlenmelidir. Kamu alımlarında ve satın almalarda yerli yazılımlara fiyat ve rekabet avantajı da sağlanmalıdır.

Güray ÖREN

SYS,Genel Müdür Yardımcısı

 

About the author